Hikayemiz

 
Şimdi gözlerinizi kapatın... Ve bizimle tarihin başladığı “İLK”ler diyarı Mezopotamya'ya gelin, tarihin içinde birlikte yolculuğa çıkalım...

Türkiye’den, Suriye ve Irak’a kadar uzanan, Fırat ve Dicle nehirleri arasında kalan, "İki nehir arasındaki topraklar" anlamına gelen Mezopotamya; doğası, topraklarının verimliliği ve yaydığı güçlü enerjiyle insanlık tarihinin başlangıç noktası.

M.Ö 10000-12000 yıllarında Göbeklitepeyle başlayan Antik Çağlardan itibaren, Sümerler, Akadlar, Elamlar, Babiller, Asurlar, Hititler, Lidyalılar, Persler, Medler, Kassitler, Mitaniler, Frigyalılar, Urartular, Hattiler, Hurriler, Dilmun, Aramiler gibi 28’in üzerinde medeniyet bambaşka kültürler, bambaşka hikayeler, mitolojiler bırakmış bu toprakların üzerinde. Uygarlıklar, krallıklar, hükümdarlar onlarca savaşta karşı karşıya gelmiş bu eşsiz topraklara hakim olabilmek için. İpek Yolu'nun üzerinde her kültür bir imza, bir miras bırakmış kendinden.

Tarih Mezapotamya’da başlar;

İlk anıtsal tapınak ve “insanlık tarihinin sıfır noktası” Göbeklitepe
İlk heykeller ve ilk insan heykeli Urfa adamı
İlk taşa kazınan resimler
İlk sulama sistemi ve su kanalları
İlk tuğla yapılar, Babil kulesiyle ilk pişmiş tuğla
İlk yazılı edebi eserler; Gılgamış Destanı ve Yaratılış Destanı
İlk kez burçların bulunması, ay ve güneş tutulmasının hesaplanması
İlk aritmeti ve geometri, çarpma – bölme cetvelleri, dairenin 360 dereceye bölünmesi
İlk kez ay takviminin kullanılması; bir ayda 30 gün ve bir yılda 360 gün
İlk harita, Akadlar tarafından çizilen Mezopotamya haritası,

Biz; büyülendiğimiz bu coğrafyanın en önemli şehri Mardin’i yolculuğumuza ortak etmek istedik. Ay Tanrıçası anlamına gelen “Luna” ve Mezopotamya’nın 7000 yıllık başkenti Mardin'in eski adı
“Merdin (Kaleler Şehri)” kelimelerini bir araya getirdik.

Luna Merdin'de, yarattığımız otantik aksesuar koleksiyonlarımızla her bir medeniyete tekrar hayat veriyoruz. Binlerce yıllık tarihi olan ve usta çırak ilişkisiyle günümüze gelebilmiş el sanatlarını aksesuarlarımızda kullanarak yaşatmaya devam ediyoruz.

Aksesuarlarımızın üzerinde yer alan ve özel anlamları olan figürlere, Mezopotamya’da gezerken bir kalenin surlarında, bir evin duvarında, bir caminin minaresinde, bir tapınağın anıtında veya bir kilisenin işlemeli tahta kapısında rastlayabilirsiniz.

Bu eşsiz mirası gelecek nesillere yaşatmak, emek emek işlenmiş el sanatlarını bugüne ulaştırmak için çıktığımız yolculuğumuza sizi de davet ediyoruz... Siz de özel anlamları olan bu aksesuarları bedenlerinizde taşıyarak; bu toprakların enerjisini, inanışlarını, aşklarını, umutlarını hayatınıza dahil edebilirsiniz.